Neden okumalı?

Dil öğrenmek için şu iki şarttan birinin gerçekleşmesi lazım:
1. Motivasyon
2. Ortam
Bunlardan biri varsa zaten diğeri de olur. Örnek: Ülkemize gelen Suriyeliler, öğrenilmesi İngilizce’den daha zor olan Türkçe’yi öğrendiler, öğreniyorlar. Çünkü ortam var. Herkes Türkçe konuşuyor ve bu ortam onları Türkçe öğrenmek zorunda bırakıyor. Yani motivasyon şartı burada kendiliğinden oluşuyor.
Örnek 2: Üniversiteyi kazandığımda İngilizce seviyem sıfıra yakındı. Ama o kadar emek verip kazandığım üniversitede bölüme başlayabilmek için İngilizce öğrenip hazırlığı geçmem gerekiyordu. Dahası uluslararası ilişkiler bölümünde okuyacağım için İngilizce’yi çok iyi öğrenmem gerekiyordu. Dolayısıyla motivasyon şartı tam olarak gerçekleşmişti. Bu güçlü motivasyon sayesinde “ortam” şartını da ben kendim oluşturdum ve İngilizce’yi 1 eğitim öğretim yılında güzelce öğrendim. Ertesi yıl üniversite sınavına dilden girip Bilkent İngiliz Edebiyatı bölümünü Türkiye derecesi yaparak (ilk 100) kazandım. Peki “ortam” şartını nasıl gerçekleştirdim? Okuyarak.
Büyük ihtimalle İngilizce’yi İngilizce konuşulan bir ülkede öğrenme imkanına sahip değilsiniz. Bu da demek oluyor ki yukarıdaki şartlardan “ortam” şartı sizin için geçerli değil. O zaman motivasyon şartını gerçekleştirmeniz lazım. Yani İngilizce öğrenmek için güçlü bir sebebiniz olması lazım. Bu sebep ne olabilir? Bununla ilgili olarak şu yazımızı okumak faydanıza olabilir.
Motivasyon şartını karşıladığınızı varsayalım. Şimdi size ortam lazım. Ana dili İngilizce olan insanların bolca bulunduğu ortamlara gitme, onlarla zaman geçirme imkânınız yoksa bu dili konuşarak yani en doğal şekilde öğrenemeyeceksiniz demektir. (bebekce.gen.tr) O zaman geriye okumak, yazmak ve dinlemek kalıyor. Dinleme alıştırmaları yapabileceğimiz sayfamız mevcut. Ama asıl ağırlık okumada olmalı çünkü en büyük fayda buradan sağlanır. Nasıl mı?
Bir kere her seviyeye uygun okuma parçaları ve hikayeler bulunabilir. Okuma sayfamızda bunu görebilirsiniz. Hiç İngilizce bilmeyenlerin bile rahatlıkla anlayabilecekleri hikayeler mevcut. Sitemizdeki okuma parçalarının çoğu resimli ve animasyonludur. Bu, okumaya etkili, kolay ve eğlenceli giriş yapabilmeniz içindir. Bu hikayeleri yoğun bir şekilde okuyarak ve tekrarlayarak okumanızı geliştirebilirsiniz. Parçaların çoğunda resim ve animasyonların yanı sıra seslendirme de bulunmaktadır. Bu sayede doğru okumayı ve telaffuz etmeyi de öğrenebilirsiniz. Okuma yoğunluğunuza bağlı olarak İngilizce seviyenizin ilerlediğini zaman içinde hissedebilirsiniz. Kırtasiyelerden basit hikayeler de alabilirsiniz. Bunlar genelde ucuz kitapçıklardır. Seviye seviye yazılmış bu kitapçıkları edinmek de günümüzde zor değil. Gerekirse internetten de birçok yayın evinden bu kitapları sipariş edebilirsiniz.
Okumanın sonu yok. Dolayısıyla okumak İngilizce öğrenirken ihtiyaç duyulan ortamı sağlayabilecek tükenmez bir kaynaktır. Ben bile okuldan ayrılalı yıllar geçmesine rağmen İngilizce’yi unutmamayı ve hala akıcı konuşabilmeyi her şeyden önce okumaya borçluyum. Okumakla konuşmanın ne alakası var diyebilirsiniz. (bebekce.gen.tr) Dil bir yoğunluk meselesidir. Gerekli yoğunluğu sağlayabilirseniz dille ilgili tüm becerileriniz aynı anda gelişir. Bu yoğunluğu yani ortamı nasıl sağladığınızın bir önemi yok. İster okuyarak, ister konuşarak, ister dinleyerek. Ama ana dili İngilizce olmayan bir ülkede yaşayan insanlar için en elverişlisi okumaktır. Zaman zaman öğrencilerim İngilizce şarkı dinlemenin ya da film izlemenin faydası olur mu diye sorarlar. Tabi ki olur ama okumanın sağladığı yoğunluğu bunlar size asla sağlayamaz. Dahası okumak size daha fazla kontrol sağlar. Okuma faaliyetinden en iyi şekilde nasıl faydalanabileceğinizi şu yazımızda bulabilirsiniz.